Okulun Son Günleri!

Çok fantastik bir cümle. Kimine duygu yüklü gelen kimine hoşçakal dedirten, kimini de ağlatan fevkalede günler; okulun son günleri :)
İlk geldiğim gün saat 8 civarıydı. Bahçenin arka kısmında oturan siviller, garip garip bakan yeni gelenler. Bende onların arasında kaybolup gitmiştim. Şimdi yukarı çıkacaktım acaba neler olacaktı? İlk olarak Ufuk ve Babası ile tanıştım. Koyu bir muhabbet falan meşmekan. Müdür yardımcısı Kenan Turan’ın direktifiyle önce sıraya ardındanda içeri geçerek fantastik hikayenin başlangıcına start verdik.

Beyoğlu Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’ni seçmemin nedenleri nelerdir? Okuldan çok muhasebe bölümünü tercih etmemin sebebi KPSS sınavlarıdır. Bu okulun olmasının sebebi ise değerli bir mülki amirin ve milli eğitim müfettişinin tavsiyesi ve şiddetli önerisinden kaynaklanmaktadır. Lakin okula başlar başlamaz Emre arkadaşımın ısrarla çağırmasına boyun eğerek nakil için talepte bulundum. Çok kısa bir süre geçmesine rağmen Ufuk’la çok iyi bir arkadaşlık edinmiştik. Bunu bozmamak için okuldan ayrılma kararını erteledim.

Okul ilk zamanlar oldukça sıkıcı ve bunaltıcı geçiyordu. Sık sık katıldığım seminer ve konferanslar sayesinde bu sıkıntıları kısa sürede aştım. Öğretmenlerim tarafından sevilen bir öğrenci haline geldim. Bir ara başkanlık koltuğunda baya zorlandım. Çünkü sınıfımız oldukça sorunlu bir sınıftı. Düşünün müdür sınıfa gelip bu kadar yaramaz bir araya nasıl geldi inanamıyorum demişti. :)

O aralar deliler gibi aşık ve aşkın dayanılmaz prensi idim. Sağlık sıhhat de çok iyiydi denilebilir. Sınıf içerisinde Samet P. ile kaynaşmış arada Muhammet’le Unkapanına yürüyüveriyorduk :) Hazırlık tekme tokat bitmiş artık dokuzuncu sınıfta idik. Hazırlıkta en çok hatırladığım ve unutamadığım anı ise Bolu gezisi idi. Eyy gidi günler eyy..

Dokuzuncu sınıf apayrı bir havada başladık. İlk başlarda çok sessizdik. Şimdilerde Edebiyat hocamızla aralarında su geçmeyen bazı arkadaşlarımız Edebiyat dersinden acayip sıkıntılı idiler. Aynı hocanın derhal bizim sınıftan alınmalarını istiyorlardı. İster inanın ister inanmayın. Aynı kişilerden bazıları İngilizce öğretmeninede takmış derhal onunda alınmalarını istiyorlardı. Siz siz olun öğretmenin değişmesini kendinizin değişmenize tercih etmeyin. Şu ana kadar dersime giren öğretmenlerin %98′inin bizi öz çocukları olarak gördüğüne adım gibi eminim. En azından beni öyle görüyorlardı. (yada ben öyle zannediyorum)

Dokuzuncu sınıfta en güzel geçen derslerden birkaç alıntı yaopayım;
Fizik: Bu dersimize giren hoca (Tarık) fevkalede idealist bir Fizikçi idi. Çok eğlenceli ve zorlamayan dersler geçirdik. İlk dönem 4 ikinci dönem 5 ile harikalar yaratmıştım.
Kimya: İlk dönem Serkan hocanın periyodik cetveli ezberletmesini hala unutamıyrum. Sözlüden 80-90 civarında almıştım. Ezberleme taktiğimden bir sır vereyim; Sodyum Naci :)
İkinci dönem okulumuza Müdür olarak atanan Erol Kahraman Kimya dersi ile daha eğlenceli derslere geçtik. İlk dönem Serkan Hoca’dan ders nasıl işlenir eğitimi aldığıma emin olabilirsiniz. Otokontrolü fevkalede başarılı idi. İster istemez Kimya’ya ilgi duyuyor ve oldukça başarılı sonuçlar alıyorduk. Erol Hoca’yı ise tahta başında kişisel gelişim uzmanı olarak görüyordum. Birazda Abdulkadir Akgündüz’ü bana anımsatıyordu.
Tarih: Bu dersi bir tek benim ilgiyle izlediğime eminim. Çok soru sorardım. Hocamızın ismini şimdi hatırlıyamadım ama çok ileri görüşlü Elvis saçı ile karizmatik bir adamdı.
Veee Matematik:Emine hoca :) Sanırım onu unutabilen bir tek öğrenci yoktur. Fevkalede bir öğretmen olmasının yanında Süper bir annedir. Ne derdin varsa ilgilenir, anında çözer. Derste hafif bir dalgınlığım olduğunda hemen aynı soruyu yöneltirdi; -Ne oldu Enis, Aşk hayatında bir problem mi var? Bu soruyu ileride kullanacağımız ve Emine hocayı kandırabileceğimizi aklımın ucundan dahi geçerimezdim. Olay şöyle gerçekleşti. Sınıfın %80′i bir ve sıfır arasında ortalama ile kalıyorduk. Emine hocada son sınava hazırlık için okul bitiminde (dersler bittiğinde) ders vermeye karar verdi. Bizde erkekler olarak her zamanki gibi bizim için yapılan derslere gitmedik ve yazılıdan gene 1 aldık. Emine hoca sonuçları okurken bir bir derse gelmediğimizden bahsetti ve artık sizin için yapabileceğim yok kaldınız dedi. :(
Ne şanstırki aldığım derginin birinden bir kızın fotoğrafı vardı. Kızın resmi tab edilmiş normal bir fotoğraftı. Bütün sınıfın elinde geziyor herkes Ömerin yavuklusu imiş diyordu. En sonunda tabii ki Emine Hocanın eline geçti. Emine hoca bana dönüp kim bu Enis dedi. Ben gülmekten kırılıyor cevap veremiyordum. Bizim atılgan yavru Parlak Ömer atıldı; -İşte hocam o bizim derse gelemeyeşimizin nedeni. Ömerin nişanındaydık ondan gelemedik.
Emine hoca şok :) Uzun uzun tartışmalar, ardından Emine Hoca’nın genel affı..
Başka pek bir ders ve hatıra aklıma bugün gelmedi. Geldik onuncu sınıfa. Kaçıncı sınıf? Onuncu sınıf…
Burada ise iki faktörden bahsedip onbirinci sınıfa atlıyacağım. Hülya Hoca ve Nora Hoca faktörü. Hülya Hoca’yı tanısakta Nora Hoca yeniydi. Acaba nasıl bir hocaydı?
İlk geldiği gün hemen peşinfikrimi ortaya attım; Sıfırcı bir hoca :D
Ama nasıl yanuıldım bilemezsiniz. Ortadoğunun ve balkanların en hızlı ve en şeker muhasebe hocası. Ondan çok şey öğrendim. İstemedende olsa çokda üzdüm. Sınıf öğretmenimiz olarak tüm problemlerimizle ilgilen hocamız Başbakanlık’a gönderdiğim mektubu engelliyemedi. Çünkü çok kırılmıştım. Açıkça ve net söyliyeyim; benim onurumla, şerefimle oynasınlar ama hayallerimle asla. Onurumla ve şerefimle oynayanla zaten ailem ilgilencektir ama hayallerim benim herşeyim. Emine Hoca hep soruyor; pişmanmısın, pişmanmısın diye.. Cevabım açık ve net ASLA..

Devlet kademesinde ve özel şirketler bazında edindiğim abilerimin sonsuz desteği ile hala ayaktayım ve her zaman ayakta olacağım. Allah’tan ve kendimden başkasından korkmuyorum. Ki zaten bana bu eğitimi veren Hülya Hoca idi. Ben onuncu sınıfta onunla öğrendim millet ve vatan sevgisisinin sınırlarını.

Bu yıllar arasında sürekli fikir alışverişinde ve rehberlik bazında Cemal Hoca’dan büyük ilgi ve alaka gördük. Teşekkür ederiz..

Onbirinci sınıf ilk ilk ders; Atilla Hoca sınıfa giriyor ve direk bana bağırıyor.. Burak’a bağırdığım için.
Ne kadarda pozitif bir başlangıç (!)

Tekme tokatta onbirinci sınıf bitiyor. Bu sene hiç mi hiç güzel anılar geçiremedik. Eski günlerimiz pişirilip pişirilip önümüze kondu durdu. Suç bizim mi? Neden olmasın bizde insanız. Unutamayacağım dersler aldım. Tek tek sayayım;

-Ne olursa olsun insanoğluna güvenme.
-İki kişinin bildiği sır değildir.
-Hocalar değirmen sen akan susun.
-Yanlış yapma, yanlış yaparlar.
-Babana güvenme oda ikna olabilir.
-Seni seven seni en çok eleştirendir.
-Mutluluğun peşinden koş bakarsın sana güler.
-Diploma notundan daha önemlisi insan olmaktır.

Sizi seviyorum :D

25 Yanıt, “Okulun Son Günleri!”


  1. 1 DERYA Mayıs 16, 2007, 3:39 pm üzerinde

    sewgili ömer enis şen:):):) züpper olmuşş ellerine sağlık bukadarmı güzel anlatılır şu 4 sene ne dim bayıldım..

  2. 2 beyogluticaret Mayıs 16, 2007, 3:44 pm üzerinde

    Esasında o kadar çok şey varki yazılacak. Sadece alıntıladık buraya önemli olanları. Sizin sayenizdede Ömer Enis ŞEN marka oldu.. İsmimi soy adımı ilk defa tam söyliyerek hitap eden tek arkadaşımsınız; Esra Derya Meryem :)

    Sizide unutmayacağım. Zaten Esra’yı unutmak mümkünmü. Resimlerini editliye editliye photoshopu öğrendim..

  3. 3 OZAN Mayıs 16, 2007, 3:48 pm üzerinde

    kardesım butun herseyı usanmadan yorulmadan anlatmısın tebrık edıorum.gercekten benı sımdı gecmıse goturdun ne gunlerdı beaa….

  4. 4 beyogluticaret Mayıs 16, 2007, 3:58 pm üzerinde

    Usanarak ıkınarak geçti dört yıl. Şimdide toplantı heyecanı var üstümde. Onu atmak için birşeyler karaladım. Eski günlere hep beraber gidelimki çabuk dönelim istedim. Eski günler eski günler hep deriz. Bence fazla üstünde durmamak lazım. Ne zaman gitsem oralara biraz geç geliyorum ve bir bakmışım çok şey kaybetmişim.

    Şimdi düşündümde şöyle seksen yaşına bir geleyim neler düşünürüm neler. Her an herşeyden zevk almaya çalışıyorum ve çok kafa yoruyorum. İnşallah yaşlanınca düşünme bunalımıma girmem. Çünkü şimdi beynim genç bende gencim. Yaşlanınca beyin de yaşlanıcak bana biraz zorlanacakmışım gibi geliyor :)

  5. 6 Adam Mayıs 16, 2007, 4:13 pm üzerinde

    Sonu çok faydalı ve öğretici bitiyor :)

  6. 7 AyKuT Mayıs 16, 2007, 5:16 pm üzerinde

    kanka sana hiç yakışmadı herşeyi yazmışsın ama biz yokuz lan burda.eline saglık iyi olmuş ama eminönü yok,gittigimiz maç yok neyse kardeşim bizi unutma… aykut

  7. 8 beyogluticaret Mayıs 17, 2007, 2:56 pm üzerinde

    Aykut çok haklısın. Sizinle geçen hatıralarımız seninde dediğin gibi hep dışarıda; eminönüne yürümek, maçlara gitmek.

    Ben okul içindeki vakaları yazıverdim. Lakin yazı çok sevildi. İkinci ve üçüncü bölümerinide yazacağım, artık orada atıfta bulunurum..

  8. 9 Serqan Mayıs 17, 2007, 6:03 pm üzerinde

    Tebrik ederim gerçekten de çok güzel bir yazı. Gerçekten de şanslı olduğumu hissettim benim daha 1 senem var :)
    Buna Benzer bir yazı daha yazarsan Okul dergisine koymayı çok isterim… Zaten derginin sonunda mezunların resmi olacakk…

  9. 10 Erhan E. Mayıs 17, 2007, 9:10 pm üzerinde

    Fena olmamış ama çook eksik var kardeşim. Tabiki 4 yılda yaşananlar yazmakla bitirilemez ama yinede güzel olmuş. Eline sağlık…

  10. 11 Ömer Mayıs 18, 2007, 3:17 pm üzerinde

    Çok güzel bir yazı olmuş.

  11. 12 beyogluticaret Mayıs 18, 2007, 3:23 pm üzerinde

    Serqan o toplu fotoğrafta maalesef ben yokum. Geç kalmıştım törene o sebepten dolayı çekilemedim. Bence derginiz daha detaylı şu anki dergilerin koleksiyon sayı diye çıkardığı dergiler gibi olmalı. Bol içerikli, bol resimli bol yorumlu.

    Erhan’cım ben kafamda olanları yazdım. Sende kafandakileri karala yayınlıyalım. :) Yorumun için teşekkür ederim.

    İkinci bölümü fotoğraflı hazrlamaya gayret gösteriyorum. Onuncu sınıfta neler yaşadık anlaşılsın diye.

  12. 13 samet p. Mayıs 18, 2007, 3:39 pm üzerinde

    güsell olmuşş kardeşim eline saglık liseyi bitirdik bide bitirme yazısı yazıoruz wayy bee ne çabuk geçti 4 sene…

  13. 14 bilal Mayıs 18, 2007, 4:15 pm üzerinde

    gerççek den süper bi yazı sonu çok eğitici :D

  14. 15 beyogluticaret Mayıs 18, 2007, 4:19 pm üzerinde

    Bilal bak sana ufak bir yazarlık tüyosu vereyim. (sanki kendim çok biliyormuş gibi)
    Yazın okunması için ilginç bir başlık atacaksın, ilgi çekici giriş yapacaksın. İçerik sıkmayacak ve sonunu çok dikkatli bitireceksin. Yazının tamamı b.ktan olsa bile sonu çok güzel ya da etkili bitmişse yazını çok güzel hatırlayacaktır okuyucular :)

  15. 16 zeynep Mayıs 18, 2007, 4:26 pm üzerinde

    güzel olmuş ya ömmer

  16. 17 beyogluticaret Mayıs 19, 2007, 8:28 am üzerinde

    Teşekkür ederim Zeynep,
    Dokuzuncu sınıfta Samet’le bana verdiğin kopyaları yazmayı unutmuşum. (nasıl unutulur?)

    Şaka bir yana ne güzel di o günler? Üst katlarda daha güzel geçti gibime geiyor bana daha ferah daha şen bir sınıf. Fevkalede günler..

  17. 18 önder Mayıs 19, 2007, 12:42 pm üzerinde

    ewt 4. senenın sonuna geldık.bır yandan okul bıttığı için sevınıyom dığer yandan da bazı arkadaslarımdan ayrılcağım için uzuluyom bunlardan bırıde omerdır. su geçen 2 senede omer gerçek bı arkadas olduğunu hepımıze gostermıstır.her ne kadar bazen bızı terslesede:)şaka bı yana omer sen gerçekten çok ii bı dostsun bunu butun samımıyetımle soyluyorum;)

  18. 19 emir Mayıs 26, 2007, 12:24 pm üzerinde

    uzunum eline saglıkk çok güsel olmuş iznin olursa bende bişeyler yazıcam:)(yayınlarsan)4 seneyi 2 sene farklı 2 sene çok farklı bir ortamda yaşadımm ilk iki senem çocuksu bi edayla geçti tenefüs zili bizim için top oynama vaktinin gelmesiydi:)dostluk kardeşlik kavramlarımız daha tam oturmamıştı o yıllarda ama arkdaşlıgını hakkını verioduk hepimiz Ömer E. Şen namı deger uzun u 9 sınıfta tanıdım tam manasıyla ve tam manasıyla tanınmaya deger bir insan hiç bi zman mantık aramadım konuşmlarında hep mantıklıydı bu güne kadar kimseyi ne kırdıgını nede renjide ettigini gördüm uzun hepimizin abisiydi bir yerde uzundan çok bahsettim:)herşey güsel giderken sınıfta bir küslük mevsimi başladı derken o beraber top oynadıgımız makara yapıp gülüp eglendigim adamlar bana düşman olmuş hiç birine nefretim olmadı ama nese derken yollarımız ayrıldı yan sınıfla bir olduk asıl lise hayatı bu dönemden sonra başladı benim için son iki senemde kardeşlik kawramını bu son iki sende ögrendim bir sınıf düşünün herkes hemen hemen tabiri cahizse (uzun cahiz olsun)piç ve hepsi kardeşim dedigi insanlar için elinden geleni yapan insanlar hayatları sırf makara olarak görünse bile aslında hayatın acı yüzünü görmüş insanlardı ilk aralarında degilken arkadaşlıklarına dostluklarına birbirlerine baglılıklarına hayran olmuştum sonra kendi sınıfımdan kalan kişilere bir baktım sonra başımı öne egdim işte o başımı öne egdigimde yasin ali fatih cihan ibo başımı tekrar kaldırttı bana ondan sonra bende onlara öle bir sarıldımki bi ömür bırakmam ondan sonra hayatımaa en erken girmesini istedigim ama en geç giren insanı tanıdımı meryemimii annemi kardeşimi tanıdım tanıdıgım bütün kızlar arasında o bitane benim için hepte öle kalıcakk o kadar şey yaptı hepimiz için bir kere bile sölenmezmi insan bir kere bile kendin kalk yap demezmi ve bunları ne ben istedigim için nede bişey bekledigi için yaptı milletten meryemi anlatamam sizee o kadar güsel kelimlerim yokk meryemin dostlugunu kardeşligini anlatmam sizee kelimlerimde o kadar anlam yokk ben insanlara deger wermeyi kardeşleri için kendinden bişey feda etmeyi hep ondan ögrendim meryemim canımsın kardeşimsin annemsinn o okulda da yerin kalbimde de yerin teksin bitanesinn yasin ali cihan fatih bunlarla yaşadıklarımdan bahsetsem harbi sayfan dolar uzun:)onlar benim kardeşlerim ailem dostlarım herşeyimm sende abimsin uzun:)diceksiniz 4 senelik arkadaşlarının hiçmi yeri yokk war olmazmı esraa asii kız o herkese bagırsada baş kaldırsada içinde bir nebze kötülük beslemezz o benim hayatta gördügüm içinde tek kötülük olmayan asiii:)onunda yeri benim için çok ayrı o diger kızlardan hep delikanlılıgıyla farklı oldu benim için sözü hep degerliydii degerlide olucakk didem war bidee o benim için hep degerli oldu hatadan başka bişey yapmadı belki ama hatalarıyla degerlii olduu o hata yapsada içinde kötülük olmadıgını biliodumm yaptıgının sonunu bilmeden yaptıgını biliodum tek silemediigim insan olarak hayatımda önemli bir yere oturdu:)mertt yanlış yargıladıgım boşa yargıladıgım tek adam olduuu onlarda yer edendi ama son iki senemde hayatıma girip bu kadar hayatımda olan insanları anlatmak istedim daha çok anlıcanızz kısacaa ismini yazamadıgım 4 seneme giren herkesii çok sewiorumm beni ben yapan beni emir yapan banada dostlugu kardeşligiii arkdaşlıgı ögreten herkesi çok sewiorumm kendinize ii bakın daha yazılarım bitmedi

  19. 20 meryem Mayıs 26, 2007, 12:39 pm üzerinde

    ÖMER ENİS ŞEEEEEEN :) okulun koridorlarında bağırıp duruyoruz nerdeyse bi aydır bitsin artık diye ama çok zormuş be bırakmak bize bu kadar çok şey kazandıran okulu gecmiyo bu okulun son günleriiiii artık gecmesin diye ağlamak geliyo içimden gidişleri izledikçe çok zor gecio okulun son günleri sandığımdan çok daha zorrr :(

  20. 21 onder Mayıs 26, 2007, 12:49 pm üzerinde

    uzun benı unutma len çunku ben senı heç unutmayacağım…)

  21. 22 beyogluticaret Mayıs 26, 2007, 12:53 pm üzerinde

    Sağol önder, unutmam söz kardeşim..

  22. 23 ilknur bekem Mayıs 27, 2007, 10:54 pm üzerinde

    2003 yılı 11 a mezunu olarak ne güzel şeyler okuyorum burada.:) her anı birbirine benziyor. biizm mzeunların kurduğu bi site var arkadaşlar tabi reklam olmazsa herkes orada sizi de bekleriz.

    http://www.bizimlisemiz.com

  23. 24 Cihangir Haziran 7, 2007, 10:27 am üzerinde

    Ömer gerçekten çok güzel bir yazı yazmışsın.Okulda ortamdan en uzak olan insanlardan birisi ben olmama rağmen bne bile yazdıklarına çok duygulandım.son iki sene bu okuldan sıkılmış olsam bile sizin gibi kardeşlerimden ayrıldığım için gerçekten üzülüyorum.umarım bu site sayesinde birbirimizi unutmayız ve herşeyimizi yine bu sitede yayınlamaya,bu site aracılığıyla buluşmalar düzenlemeye çalışırız.tekrar tebrik ederim.

  24. 25 mustafa Haziran 19, 2007, 9:40 pm üzerinde

    çok gsel anlatmışsın kardeşim ellerine sağlıkk .bu kadarla sınırlı deil ama anlatmış herkesi


Yorum Yapın